Aslında bugün bir hikaye yazıp yollayacaktım. Lakin daha sonra gü…

Aslında bugün bir hikaye yazıp yollayacaktım. Lakin daha sonra günümün mükemmel başlamasından dolayı sohbet/deneme tarzı bir yazı olsun istedim. Herkes bu akımı görmüştür. İnsanlar ekran karşısına geçip makyaj yaparak kendilerinin neden kıskanılmayacağından bahsediyorlar. Akım olmadan önce yazmak istemiştim lakin daha sonra başlatanı bulmam gerekip ondan izin istemem lazımdı. Bende vazgeçtim. Beklediğim gibi oldu, bana da yazmak kaldı.
1: En temel kıskanmaktan vazgeçirecek maddelerden; En yakın arkadaşım yok, hatta direkt arkadaşım yok.
Şöyleki en yakın arkadaş hissini uzun zamandır hatırlamıyorum. En son ilkokulda falan hissetmiştim. Belki ortaokulda 5/6. Sınıflarda olabilir. O zamandan beri yakın arkadaşım yok. Doğrusunu söylemek gerekirse yalnız olmaya o kadar alıştım ki takmıyorum. Yine de olsun isterdim. Arkadaşım var tabiki. Bir-iki tane falan. Kalabalık arkadaş gruplarını denedim ama başarılı olamadım. Bana hitap etmiyormuş anladığım kadarıyla.
Yakın arkadaşım yok çünkü bir insanla görüştüğümüzde selam vermem.(onlarda bana selam vermez) Bunun sebebini diğer maddede söyleyeceğim. Çok sevsemde biraz zaman sonra arkadaşlığımız nasıl biter anlamam bile. Genellikle öylece bırakılırım. Klasik bitiş. Hayatımda daha farklı bir bitiş görmedim.
2: En temel kıskanmaktan vazgeçirecek maddelerden; sosyal biri hiç olmadım
Sosyal olmayı çok isterdim. Kalabalık arkadaş gruplarında gezip okulda arkadaşlarıma/insanlara selam vermeyi de çok isterdim. Ama nasip olmadı. Yani bunu kırmaya çalıştım ama asla yapamadım. Bende olmadığını gördüğüm için bıraktım. Asosyal olarak yaşıyorum.
3:Aşk hayatım yok, hiç olmadı
Bilmiyorum elimi salladığım gibi manita bulan biri değilim. İyiki de değilim. Allaha şükür. Hiç sevgilim olmadı. Kimseyle konuşmadım. Keyfim yerinde. Bu yaşta sevgilim olmaması da normal.
4:muhafazakar bir ailede büyüyorum.
Kardeşim hafız olacak(inşallah). Annem babam dindar. Ben yanlarında biraz sırıtıyorum. Evet kapalıyım evet imanın gerektirdiklerini yapmaya çalışıyorum. Ama onlar çok iyiler. Küçükken kapandım. Yaklaşık 2. Veya 3. Sınıfta kapandım. AİLEMİN BASKISI YOKTU. Kapalı olmaktan çpk memnunum. KENDİ İSTEĞİMLE KAPANDIM.
(Bana göre kötü bir şey değil ama bazı insanlara göre kötü olabilir diye ekledim. Anne anladığını umuyorum. Okuyorsan eğer seni seviyorum😭💕)
5: sürekli ağlarım
Herhangi kalabalık bir ortamda konuşma yapmam gerektiğinde o kadar çok stres yapıyorum ki ağlamaya başlıyorum. Yeni bir şey denediğimde, yeni bir ortama girmem gerektiğinde sürekli ağlıyorum. Yeni bir şey denemekten (bu yüzden) çok korkuyorum. Eskiden konuşma sınavına asla çıkamazdım. Ağlardım “hepinize” bile diyemezdim. Gözlerm şiş gezerdim. Şimdi biraz olsun aştım ama bir işe yaramıyor.
6: Stres topuyumdur
Yeni bir ortama girdiğimde yeni bir şeyler denemem gerektiğinde panikten/stresten kafayı yiyorum. Yapmamak ve kendi alanındam çıkmamak istiyorum. Streste ağlama krizlerini getiriyor işte.
Örnek vermem gerekirse ilk kez ingilizce hocamla tanıştığımız bir dersteydik. Kadın sürekli ingilizce konuşuyor. Bense dediklerini anlamıyorum. Sınıftan birine çevirmesini istemek zaten yanlış. Bir şeyler yapmamızı istiyor ama ne istediğimizi anlamıyorum. Sonra stresten kafayı yiyprum. Bir bakıyorum ağlamaya başlamışım. Hep aynı döngü.
Okuduğunuz için teşekkür ederim. Daha fazla yazı için beni takip edebilirsiniz. Beğendiyseniz beğen tuşuna basmayı düşüncelerinizi benimle paylaşmak isterseniz yorum yazmayı unutmayın. Sevgilerle
Yazarın defterinden
Kaynak: Tumblr
Bir yanıt yazın